Reklamlar
Anasayfa » Haber
22 Kasım 2016 ( 44641 görüntülenme )

Tevrat'ta Geçen Kehanet Gerçek mi Oluyor!.. Yoksa...

Bu anlatılanlar Tevrat’ta geçer…

 Musevi dünyasının kutsal kitabı Tevrat(TANAH)’tır.

Türkiye ise bu kutsal kitap tartışmalıdır çünkü Müslüman dünyası bu Tevrat’ın tahrif edilmiş olduğunu düşünüyor.

 Ama bu hiçbir şey değiştirmiyor çünkü hem Musevi hem de Hıristiyan dünyası bu kutsal kitaba inanıyor, bu kutsal kitapta yer alan ayetlerin de doğruluğuna inanıyor. Yani Tevrat’ın tahrif edilmiş ya da edilmemeiş olması HAÇLI dünyasında kamuoyunu hiç mi hiç etkilemiyor.

 Neden Tevrat konusunu açtık çünkü tahrif edilmiş olsa da Tevrat’ta geçen iki büyük ayet hem Türkiye’yi hem de Ortadoğu’daki Müslüman ülkeleri çok yakından ilgilendiriyor. Ve bu ayetler IRAK ve Suriye üzerine yazılmış…

 Musevilerin büyük Peygamberi Yeşaya’nın Irak ve Suriye üzerine iki temel öngörüsü vardır.

İŞTE IRAK’LA İLGİLİ TEVRAT’TA YAZILI OLAN AYET:

 – “…Amots oğlu Yeşaya’nın Babil’le ilgili bildirisi: Çıplak dağın tepesine sancak dikin! Dağlardaki kalabalığın gürültüsünü dinleyin!..

Tanrı bir orduyu savaşa hazırlıyor. Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, dünyanın öbür ucundan bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor.

  Feryat edin! Tanrı diyor ki, Kötülüğünden ötürü dünyayı, suçlarından ötürü kötüleri cezalandıracağım. Kibirlilerin küstahlığını sona erdirecek, Zalimlerin gururunu kıracağım. Gazaba geldiğim, öfkemin alevlendiği gün gökleri titreteceğim, yer yerinden oynayacak. Herkes kovalanan ceylan gibi, çobansız koyunlar gibi halkına dönecek, ülkesine kaçacak.

 Yakalananın bedeni delik deşik edilecek, ele geçen kılıçtan geçirilecek. Yavruları gözleri önünde parçalanacak, Evleri yağmalanacak, Kadınlarının ırzına geçilecek… Gümüşe değer vermeyen, altını sevmeyen Medler’i onlara karşı harekete geçireceğim. Oklarıyla gençleri parçalayacak, bebeklere acımayacak, çocukları esirgemeyecekler.”

 Burada geçen ‘Tanrı bir orduyu savaşa hazırlıyor. Öfkesinin araçlarıyla uzak bir ülkeden, dünyanın öbür ucundan bütün ülkeyi yerle bir etmek üzere geliyor’, ifadesi de adeta okyanus ötesinden gelen ABD’nin nasıl Irak/Babil’i nasıl parça parça etmiş olduğunu düşündürüyor.

 Hele ki ‘Yakalananın bedeni delik deşik edilecek, ele geçen kılıçtan geçirilecek. Yavruları gözleri önünde parçalanacak, Evleri yağmalanacak, Kadınlarının ırzına geçilecek’ ifadesiyle ABD’li askerlerin Iraklıları, sanki atari oyunu oynar gibi, üstün harp ve silah araçlarıyla nasıl vurduğu, nasıl çocukları öldürüp kadınlara tecavüz ettiği akla geliyor.

Ve Suriye…

İŞTE TEVRAT’TA GEÇEN SURİYE İLE İLGİLİ AYET:

  “…Şam’la ilgili bildiri: İşte Şam kent olmaktan çıkacak, Enkaz yığınına dönecek. Aroer kentleri terk edilecek, hayvan sürüleri orada yatacak, onları ürküten olmayacak. Efrayim’de surlu kent kalmayacak, Şam’ın egemenliği yok olacak. Sağ kalan Aramlılar’ın onuru İsrail’in onuru gibi kırılacak…

O gün insanlar kendilerini yaratana bakacaklar, gözleri İsrail’in Kutsalı’nı görecek. Elleriyle yaptıkları sunaklara, parmaklarıyla biçim verdikleri Aşera putlarına, buhur sunaklarına bakmayacaklar. O gün İsrail’in güçlü kentleri İsrailliler’den kaçan Amorlular’la Hivliler’in terk ettiği kentler gibi ıssız olacak…

Eyvah, çok sayıda ulus kükrüyor, azgın deniz gibi gürlüyorlar. Halklar güçlü sular gibi çağlıyor. Halklar kabaran sular gibi çağlayabilir, Ama Tanrı onları azarlayınca uzaklara kaçacaklar. Rüzgarın önünde dağdaki saman ufağı gibi, Kasırganın önünde diken yumağı gibi savrulacaklar. Akşam dehşet saçıyorlardı, Sabah olmadan yok olup gittiler. Bizi yağmalayanların, bizi soyanların sonu budur…”

 Bugün Suriye yanıyor, neredeyse dünyanın en büyük Haçlı güçleri Suriye’yi bombalıyor, neredeyse taş üstünde taş kalmadı.

 Peki, bugün Ortadoğu’da yaşanılan bu savaşların Tevrat’la benzerliği neden diye soracak olursanız, bu bir oyun, bu bir tuzak!

Bu, Musevi ve Hıristiyanlar üzerinden oynanan kalleş bir tuzak!

 ABD-AB-İsrail hatta Rusya savaş planlarını Tevrat’ta geçen işte bu ayetlere benzeterek yapmışlar, Haçlı dünyasını etkilemek için!

 Buna akademik dilde TEO-STRATEJİ deniyor, amacı da insanların kutsal inançları üzerinde oynayarak bunu askeri, siyasi ve ekonomik güce dönüştürebilmek!

Çünkü bir ülke kamuoyunun destek vermediği bir savaşı sürdüremez! Öyle ya bu HAÇLI güçleri şimdi çıkıp kendi kamuoyuna “biz petrol için Müslümanları öldürüyorüz” ya da “enerji kaynaklarını ele geçirmek için Müslümanı Müslümana kırdırıyoruz” dese, insan olan kim destek verir böylesi kirli bir savaşa!

 Ama siz çıkıp da ortaya “BEN TANRI ADINA BU SAVAŞI YAPIYORUM” derseniz işte bu Haçlı dünyasında destek bulabilirsiniz çünkü kutsal bir savaş olur bu!

 Baksanıza milyonlarca Müslüman öldürülüyor ama dünyadan hiç ses çıkmıyor! Hiç ses çıkmıyor çünkü bu kanlı savaşı Tanrı adına yapılan bir savaş, kutsallar adına yapılan bir savaş olarak görüyorlar da ondan!

 Bugün 22 Kasım 2016…

Ne yazık ki, tıpkı Peygamber Yeşaya’nın öngördüğü gibi, Babil/ Irak vuruldu, kimse yardıma gitmedi, kimse de kurtarmadı, aksine Türkiye bu savaşta İsrailoğulları yanında yer aldı, tıpkı Libya ve Suriye savaşlarında yer almış olduğu gibi. Bu tavrıyla Türkiye Haçlı’ya hizmet etmiş oldu…

 Bugün Suriye’nin Halep kenti yanıyor, üçle iç savaşta, kardeş kardeşi öldürüyor.

Ve ne yazık ki Suriye’nin düşürüldüğü bu duruma en fazla katkı sağlayan, muhalif unsurları kışkırtıp doğrudan destek veren tek Müslüman ülke de Türkiye oluyor.

 Ancak böylesi bir siyasetinin yanlışlığı Türkiye’ye gelecekte ağır bedellere yol açacaktır ve yine ne yazık ki bu bedelleri çocuklarımız ödemek zorunda kalacaktır. Gönül ister ki tarih bizi yanıltsın!

 Müslüman bir ülkede HAÇLI siyasetini anlamak hiç de kolay değil…

 

Erdal Sarızeybek

 

Reklamlar

Önerilen Haberler

Bunlar da İlginizi Çekebilir

HDP Operasyonunda AĞIR ŞOK!.. Türkiye'de Bir Bakın Bakalım Neler Oluyormuş... Bakınız İsrail Suriye'den Ne İstiyormuş... Asgari Ücrette ŞOK TEKLİF! ŞOK!.. Teröristler Hudutta! Tarikat'ın BİR NUMARALI İSMİ Korkut Özal Bakınız Nasıl Gitti... Erdoğan'ın Bakın Derdi Neymiş... Dikkat!.. MHP'ye SİNSİ TUZAK!..

Sizin İçin Seçtik!

KAPAT
İsrail Türkiye'den Bakınız Ne İstiyormuş...